• Anasayfa
  • Hakkımda
    • Vekalet Bilgileri
  • Faaliyet Alanlarımız
    • Ceza Hukuku
    • Aile ve Boşanma Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
    • Miras Hukuku
    • KVKK Danışmanlığı
  • KVKK
    • KVKK Politikamız
    • Çerez ve Gizlilik Politikası
    • Saklama ve İmha Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • KVKK Başvuru Formu
    • Yasal Uyarı
  • Tüm Yayınlarımız
  • İletişim

Avukat Derya Kuşaslan

İŞ KANUNUNDA MOBBİNG

by Avukat Derya Kuşaslan Yılmaz

İŞ KANUNUNDA MOBBİNG

4857 sayılı İş Kanununda cinsel taciz eylemi hem işçiye hem işverene haklı nedenle derhal fesih hakkı vermektedir. Buna göre işverenin işçiye cinsel tacizde bulunması ya da işçinin diğer bir işçi ya da iş yerine gelen üçüncü kişiler tarafından cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması hallerinde işçi süresi belirli olsun veya olmasın iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin 4857 sayılı İş Kanununun 24. maddesinin II. bendinin b ve d fıkraları uyarınca haklı nedenle derhal feshedebilecektir.
b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.
d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından iş yerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.

4857 sayılı İş Kanunun 25. maddesinin II. bendinin c fıkrası uyarınca “İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması” halinde işveren cinsel tacizde bulunan işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle tazminatsız olarak feshedebilir. İşçinin, işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması haklı neden için yeterli olup, tacize uğrayan işçinin, tacizci işçi ile aynı iş yerinde çalışması şart değildir.
4857 sayılı İş Kanunumuzun 5. maddesinde iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz.

İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz.
İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.
İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz. İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır. 20 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur. Cinsel tacizde kanıt yükümlülüğü iddia sahibine aittir.

4857 sayılı İş Kanunu 18. maddesinde; Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları 21. maddede anlatılmış işverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

Bu bilgi www.nevzaterdag.com sitesinden alınmıştır.

Loading

Share on Facebook Share
Share on TwitterTweet
Share on Pinterest Share
Share on LinkedIn Share
Share on Digg Share
Send email Mail
Print Print
Posted in İş Hukuku Davaları | Tags: Ağır Ceza Avukatı, bakırköy avukat, boşanma, boşanma avukatı, ceza avukatı, icra hukuku davaları, istanbul avukat, miras avukatı, mobbing, psikolojik taciz, şantaj, taciz |
« 18 yaşını dolduran çocuğun nafakası
nafaka ve nafakanın ödenmemesinin sonuçları »

Leave a comment Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Faaliyet Alanları

  • Ceza Hukuku Davaları
  • Boşanma Davaları
  • Hukuki Danışmanlık
  • Aile Hukuku
  • İş Hukuku
  • Trafik Hukuku

Bir Suçun Mağduru İseniz…

https://www.youtube.com/watch?v=7B0liZ2N1Hk

Yer imleri

  • Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı
  • Arb. Av. Zeynep Yargıç
  • Barolar Birliği
  • Çamlık Hukuk Bürosu
  • Danıştay
  • E-Devlet
  • En İyi Boşanma Avukatı
  • Hukuk Sitesi

Son Yazılar

  • YOKSULLUK NAFAKASI NEDİR? 1 Şubat 2026
  • İCRA TAKİBİNDE MAL BEYANI NEDİR? 1 Şubat 2026
  • ADLİ SİCİL VE ARŞİV KAYDI NE ZAMAN VE NASIL SİLİNİR? 26 Ağustos 2025
  • SES KAYDI DELİL OLUR MU? 22 Mayıs 2025
  • MURİS MUVAZAASI (MİRASTAN MAL KAÇIRMA DAVASI) 22 Mayıs 2025

RSS beslemesi: Mevzuat Değişiklikleri Mevzuat Değişiklikleri

  • Tehlikeli Maddelerin Demiryolu ile Taşınması Hk Yönetmelikte Değişiklik (Demiryolunda cezalar yeniden belirlendi)
  • 13 Ekim 2026 Tarihli, 33399 Sayılı Resmi Gazete
  • Elektronik Tebligat Sisteminin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar (Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği - 596)
  • 12 Ekim 2026 Tarihli, 33398 Sayılı Resmi Gazete
  • 11 Ekim 2026 Tarihli, 33397 Sayılı Resmi Gazete

İletişim

Geçmişten Bugüne

CyberChimps WordPress Themes

© Avukat Derya Kuşaslan Yılmaz